Bursa’da dağların kalbine giden yol
Bursa denince akla ilk gelen şey genellikle tarihi çarşılar, ipekböceği ve Osmanlı eserleri olur. Ama şehrin hemen yanı başındaki dağ manzaraları bambaşka bir dünya. Ben ilk kez bu rotaya çıktığımda, ormanın içinden yükselen o keskin hava değişimiyle irkilmiştim. Sanki şehirden birkaç kilometre uzaklaşınca bambaşka bir iklim başlıyor.
Yol boyunca çam kokusu burnunu dolduruyor. Arada bir esen rüzgar, yaprakların hışırtısını getiriyor kulağına. Kuş sesleri hiç susmuyor. Özellikle sabah erken saatlerde başlayan o cıvıltı, insanı gerçekten dinlendiriyor. Bursa tepe rotası tam da bu yüzden seviliyor. Hem zor değil hem de ödülleri büyük.
Rotaya nereden başlanır?
Çoğu kişi Uludağ’ın teleferik istasyonundan yukarı çıkmayı tercih ediyor. Ama ben size biraz daha sakin, daha yerel bir başlangıç önereceğim. Soğukpınar veya Keles tarafındaki köy yollarından girerseniz, kalabalıktan uzak kalırsınız. İlk 3-4 kilometre hafif eğimli bir patika. Ayakkabınızın altından gelen toprak sesi, ritmini hiç bozmuyor.
Burada dikkatimi çeken ilk şey, ağaçların boyuydu. Bazıları öylesine yaşlı ki, gövdelerine sarılsan kolların yetmiyor. Yosun tutmuş kayalar, ince ince sızan su sesleri… Doğa burada sessizce konuşuyor adeta.
Manolya Yaylası’nda mola
Yaklaşık iki saatlik yürüyüşten sonra Manolya Yaylası’na varıyorsun. Burası rotanın en güzel duraklarından biri. Çay ocakları var, birkaç yerel aile mangal yapıyor. Ama asıl olay manzara. Karşında Uludağ’ın zirvesi dimdik duruyor. Bulutlar bazen eteklerini örtüyor, bazen de tamamen açılıyor. O an nefesiniz kesiliyor. Gerçekten.
Burada oturup sadece bakmak bile yeter. Yanınıza termos alıp sıcak bir şeyler götürün. Çünkü rüzgar çıkınca serinliyor hava. Ben ilk gittiğimde montumu yanıma almamıştım. Bir daha asla yapmam.
Tepeye yaklaştıkça değişen atmosfer
Yayladan sonra yol biraz daha dikleşiyor. Ama pes etmeyin. Çünkü her adımda panorama genişliyor. Bir süre sonra Bursa ovasını, İznik Gölü’nü ve hatta bazı günlerde Marmara’nın parıltısını bile seçebiliyorsunuz. Bu Bursa dağ manzaraları arasında en etkileyici olanlardan biri.
Patika daralıyor yer yer. Sağınızda derin bir vadi, solunuzda yükselen kayalıklar. Küçük bir dereyi geçiyorsunuz. Su buz gibi. Elinizi soktuğunuzda parmaklarınız uyuşuyor. O serinlik size yol boyunca eşlik ediyor.
Kuş sesleri ve rüzgarın şarkısı
Tepeye yaklaştıkça insan sesi azalıyor. Yerini rüzgarın uğultusu alıyor. Kuşlar da değişiyor. Aşağılarda ardıç ve serçelerle başlayan konser, burada kartal ve şahinlerin çığlıklarıyla devam ediyor. Bir ara durdum. Gözlerimi kapattım. Sadece sesleri dinledim. O an anladım ki, buraya gelmek için en iyi sebep aslında sessizlik değil, doğanın kendi sesi.
Bazı günler sis çöküyor tepeye. O zaman her şey beyaza bürünüyor. 10 metre ötesini göremiyorsun. Ama o sis dağıldığında ortaya çıkan manzara, tüm yorgunluğunu unutturuyor. Bu yüzden hava durumunu iyi takip edin. Sabah erken saatler genellikle en berrak zamanlar.
Rotada nelere dikkat etmeli?
Öncelikle su. Mutlaka yanınızda yeterince su taşıyın. Yaylada satılıyor olsa da, tepeye çıkınca bulamıyorsunuz. İyi bir yürüyüş ayakkabısı şart. Çünkü zemin bazen ıslak ve kaygan olabiliyor. Trekking batonları da işinizi kolaylaştırır, özellikle inişte dizlerinizi korur.
Bölgede yaban hayvanı da var. Nadiren de olsa kurt izine rastladığımı söylemeliyim. Bu yüzden tek başınıza gece yürüyüşü yapmayın. Gündüzleri ise genelde hiçbir sorun çıkmıyor. Köylüler çok misafirperver. Bir bardak çay ikram etmeden bırakmıyorlar.
En güzel ışık saatleri
Gün batımına doğru tepeye ulaşmaya çalışın. Işık o saatlerde dağların üzerine turuncu bir örtü seriyor. Fotoğraf çekmek isteyenler için bulunmaz nimet. Ama asıl mesele fotoğraf değil. O manzarayı içinize çekmek. Hafızanıza kazımak. Çünkü telefonlar o derinliği asla yakalayamıyor.
Akşam dönüş yolunda orman daha da sessizleşiyor. Sadece ayak sesleriniz ve arada bir dalların çıtırtısı duyuluyor. O yürüyüş sırasında insan kendini hem çok küçük hem de çok büyük hissediyor. Garip bir duygu.
Bu rota aslında herkese göre. Ailecek gelebilirsiniz, yalnız da. Fotoğraf tutkunuysanız, doğa yürüyüşçüsüyseniz ya da sadece biraz kafa dağıtmak istiyorsanız… Bursa’nın bu tepe rotası sizi bekliyor. Şehrin gürültüsünden sıkıldıysanız, bir sabah erkenden çıkın. Dağların size anlatacak çok şeyi var. Termal suların şifasını merak edenler için: Bursa termal suları