Uludağ Kirazlıyayla'da Piknik ve Manzara Keyfi İpuçları - bursakesifleri.net.tc

Uludağ Kirazlıyayla’da Piknik ve Manzara Keyfi İpuçları

Uludağ’ın Gizli Cenneti: Kirazlıyayla

Her seferinde Uludağ denilince akla kayak pistleri ve oteller geliyor. Ama ben size bambaşka bir yerden bahsedeceğim. Uludağ Kirazlıyayla, hem piknik yapmak hem de muhteşem manzara izlemek için birebir. İlk gittiğimde dikkatimi çeken şey, ormanın içinden birdenbire açılan o geniş alan oldu. Sanki doğa size özel bir oda hazırlamış gibi.

Rüzgarın yaprakları hafifçe salladığı, kuş seslerinin hiç kesilmediği bir yer burası. Yazın serinlemek, sonbaharda renk cümbüşünü yakalamak istiyorsanız tam adres burası. Ben özellikle erken saatlerde gitmenizi öneririm. Hem kalabalık az oluyor hem de ışık muhteşem oluyor.

Kirazlıyayla’da Doğanın İçinde Bir Gün

Yol boyunca yükselen çam ağaçları size eşlik ediyor. Arada bir açıklıklara rastlıyorsunuz. İşte o açıklıklardan biri Kirazlıyayla. Uludağ Kirazlıyayla aslında bir platoya benziyor. Etrafı ormanla çevrili, ortası ise yemyeşil bir alan. Yazın burada piknik yapan çok oluyor.

Su sesi duyuyorsunuz sürekli. Yakınlarda küçük bir dere akıyor. O derenin sesi insanı huzurla dolduruyor. Ben ilk defa gittiğimde saatlerce sadece o sesi dinlemiştim. Telefonu kenara bırakıp, sırtüstü uzanıp gökyüzünü izlemek… İşte tam da bunu yapmalısınız burada.

Piknik İçin En İyi İpuçları

Kirazlıyayla piknik yaparken birkaç şeye dikkat etmek lazım. Öncelikle yanınıza mutlaka mat veya battaniye alın. Zemin biraz nemli olabiliyor. Yiyecekleri de serin tutacak bir çanta şart. Çünkü burası serin bir yer.

Ben genellikle evden börek, poğaça, salata ve bol meyve götürüyorum. Özellikle kiraz mevsiminde buraya gelmek ayrı bir keyif. Adı üstünde Kirazlıyayla sonuçta. Ormanın içinden toplanmış gibi duran yaban mersini de bulabilirsiniz ama dikkatli olun.

Atıklarınızı kesinlikle yanınızda geri getirin. Bu güzel yeri kirletmeyelim. Maalesef bazı ziyaretçiler umursamıyor. Oysa doğanın bize ihtiyacı yok, bizim doğaya ihtiyacımız var.

Manzara Karşısında Büyülenmek

Buradaki manzara gerçekten anlatılmaz yaşanır cinsten. Karadeniz yönüne doğru baktığınızda ormanların üst üste katmanlandığını görüyorsunuz. Uludağ manzarası burada çok daha etkileyici. Özellikle akşamüstüne doğru ışık değişimi inanılmaz oluyor.

Bazı günler sis çöküyor vadiye. O zaman her yer masal gibi görünüyor. Fotoğraf çekmek isteyenler için bulunmaz bir mekan. Ama ben genelde kamerayı az kullanıyorum. Çünkü o anı yaşamak daha önemli geliyor.

Ne Zaman Gitmeli?

Mayıs sonundan eylül başına kadar en ideal zaman. Özellikle haziran ve temmuz aylarında hava çok güzel oluyor. Hafta içi gitmenizi tavsiye ederim. Hafta sonu biraz kalabalık olabiliyor.

Sonbaharda da burası muhteşem. Yapraklar sarı, kırmızı, turuncu her renge bürünüyor. Fotoğraf makinanızı unutmayın o zaman.

Yanınıza Almanız Gerekenler

Bol su, rahat ayakkabı, hafif bir mont (akşamları serin olabiliyor), güneş kremi, şapka, böcek kovucu… Bunlar olmazsa olmaz. Ayrıca powerbank alırsanız sevinirsiniz. Çünkü sinyal bazen zayıf olabiliyor.

Ben her zaman yanımda bir defter ve kalem de taşırım. Bazen ilham geliyor, not almak istiyorum. Siz de deneyebilirsiniz. Doğanın ortasında yazmak çok başka hissettiriyor.

Kirazlıyayla’da Keşfedilecek Daha Fazla Şey

Aslında burası sadece piknik alanı değil. Yakınlarda birkaç yürüyüş rotası da var. Kısa ve kolay rotalar. Ailecek gezebilirsiniz. Çocuklar da çok seviyor burayı. Biz geçen sene yeğenlerimle geldik. Bütün gün koştular, oynadılar, yorulmadan uyudular akşam.

Orman içinden geçen patikaları takip ederseniz daha sakin noktalara ulaşabilirsiniz. Ben özellikle kuş seslerini dinlemek için bu patikalara dalıyorum. Sanki her ağacın farklı bir kuşu var.

Son Söz

Uludağ Kirazlıyayla, Bursa’nın en güzel doğa alanlarından biri bence. Hem ulaşımı kolay hem de insanı dinlendiriyor. Eğer stres attırmak, temiz hava almak, güzel manzaralar izlemek istiyorsanız burayı mutlaka görün.

Bir dahaki sefere siz de gidin. Belki bir ağacın altında otururken benim de yazdıklarımı hatırlarsınız. Doğayla iç içe vakit geçirmek gerçekten şifa gibi. Telefonu biraz kenara bırakın, etrafı dinleyin. Rüzgarın, kuşların, suyun sesini…

Keyifli yolculuklar.